Yaşlılarda Sık Karşılaşılan Kırıklar Nelerdir?

Yaşlılarda düşme vakalarına çok sık rastlanmaktadır. Kırıklara neden olan travmaların % 75’ini düşmeler oluşturmaktadır. Düşmelerin normal yürüme yüksekliğinden düşmeler olduğu görülmüştür, bu düşmeler genellikle yaşlılarda kırıklarla sonuçlanmaktadır. Düşme neticesinde oluşan kırıklar hastalarda işlevsellik kayıplarına, yatağa bağımlı kalmaya ve hatta ölüme dahi sebebiyet verebilmektedir. Kemik erimesi nedeniyle yapıtaşı zayıflayan kemikler kırılmaya açık hale gelirler. En fazla kırılma görülen alanlar özellikle süngerimsi kemiklerin yer aldığı kalça, femur pelvis, kaburga, omurga, humerus, el bileği, ayak bileği gibi bölgelerdir.

Kırıklar, kemiğe taşıyabileceğinden fazla yük binmesi durumunda oluşmaktadır. Yaşla birlikte kemikler, içerisindeki mineralleri kaybederek zayıflamaya ve erimeye başlar. Kırılgan kemik yapısı yaşlılarda minimal travma oluşsa da yaralanmaya eğilimli hale getirir. Genç yaştaki biri için kolayca atlatılabilecek bir travma yaşlı bir hasta için kırıklıklara neden olabilecektir. Yaşlılarda kırıklar pek çok sağlık sorununa ve en fazla ölüme neden olan travmalardır. Kalça kırığı en sık rastlanan kırık çeşitlerinden biridir. Böyle bir kazayı geçiren bir yaşlı kişi, yaklaşık olarak iki hafta boyunca hastanede tedavi görür. Eve dönen yaşlıların çoğu da artık evde tek başına yaşamını sürdürebilecek halde değildir.

Kalça kırığı yaşayan bir yaşlı hastanın bir yıl içinde ölme olasılığı % 27’dir. Femur kırığı yaşayan yaşlıların yarısı ise işlevsel kayıp yaşamaktadır. Kalça kırığı genellikle cerrahi müdahale gerektirmektedir ve ardından da hastaya bir süre fizik tedavi uygulanacaktır. Kalça kırığı nedeni ile başkalarına bağımlılık artabilecektir, bu kırıkları yaşayan yaşlıların yarısı artık tek başına yaşayamaz duruma gelmektedir. Kalça kırığı nedeni ile uzun süre yatakta tedavi gören yaşlılarda yatak yaraları, idrar yolu enfeksiyonları, kas kaybı, kan pıhtıları oluşması ve ölüm gibi neticeler doğmaktadır.

Yaşlıların bu kadar düşüp yara almasına neden olan birçok farklı tıbbi durum söz konusudur: Görme bozuklukları ve zayıflıkları, sinir sistemi bozuklukları, demans, D vitamini eksikliği, anemi, işitme zayıflığı, uyku bozukluğu, idrar kaçırma, eklem ve kas problemleri, parkinson gibi yürüyüş ve denge bozukluğuna neden olan hastalıklar, sersemlik veren ilaçlar gibi sayılabilir. Ayrıca alkol kullanımı da yaşlılarda düşmeye neden olan faktörler arasında sıralanmıştır. Yaşlılarca düşme vakalarının, %60’ı evinde , %30’u evin dışında, % 10’u ise sağlık kurumlarında yaşandığı görülmektedir.

Sayılan tıbbi koşulların yanı sıra düşmeye neden olan çevresel sorunlar da şunlardır: Kaygan ya da pürüzlü yüzeyler, uygun olmayan ayakkabılar, yetersiz aydınlatma, yürümeye yardımcı cihazların uygun olmaması, kayan halılar, evcil hayvanlar, yeri değiştirilen mobilyalar, basamaklar, , küvetler, elektrik kabloları, ıslak zemin, çoklu ilaç kullanımı, zemine bırakılan eşyalar… gibi nedenler sıralanabilir. Yaşlıların çoğunluğu banyoda düşmekte ardından yatak odası, mutfak ve salon gelmektedir.

Yaşlı kişilerin pek çok sağlık sorunu vardır. Kalp damar sorunları, hipertansiyon, solunum yolu hastalıkları, diyabet, nörolojik hastalıklar gibi yaşla birlikte ortaya çıkan problemlerdir. Bu nedenlerle yaşlıların cerrahi bir operasyon geçirmesi genç birine oranla daha riskli olacaktır.  Yaşlı bir hasta düştüğünde yaralanmanın şiddetini kimlik yaşı yerine kemik yoğunluğu belirlemektedir. Kliniklerde yaşlı hastaların kırılganlık indeksi hesaplanır. Bu orana bakılarak hastaya tedavi uygulanır ve tedaviden sonra bakımının ne şekilde ve kimin tarafından yapılacağına karar verilmektedir.

Yapılan araştırmalarda yaşlı hastalara verilen D vitaminin özellikle düşme riskini azalttığı görülmüştür.  Düşme gerçekleşse bile yaralanma riski azalmaktadır. Kemik yoğunluğunu korumaya çalışmak ve yaşadığı ortamı düşmeleri engelleyecek şekilde yerleştirmek yaşlılarda kırıkların oluşumunu engellemeye yardımcı olacaktır. 50 yaş üstü kişilerin özellikle kaybedilen kalsiyum stoklarını geri kazanabilmesi için düzenli olarak yeterli kalsiyum minerali almaları önerilir.