PRP (Platelet Rich Plasma) Hangi Ortopedik Hastalıklarda Etkilidir?

PRP; (Platelet rich plasma) kişinin vücudundan küçük bir miktar kan alındıktan sonra, kanın özel bir işlem ile plazmasının ayrıştırılarak, vücuda enjeksiyon yoluyla geri verilmesi işlemidir. Elde edilen plazma, “platelet” adı verilen trombosit içeren hücreler bakımından oldukça zengindir. Platelet hücrelerinin başrolü oynadığı PRP tedavisi, bugün ortopedi ve diğer tıp branşlarında kullanılan yaygın tedavi yöntemlerinden biri haline gelmiştir.

PRP Tedavisi Nasıl Gerçekleştirilir?

PRP işlemi uzman doktorlar tarafından uygulananan bir tedavi şeklidir. Öncelikle hastadan alınan kan steril şartlarda özel bir tüpün içine konulur. Özel bir işlem ile tüpteki kanın içindeki maddeler 5-8 dakika içinde ayrıştırılır. Kanın trombositlerden zengin plazma kısmı ayrıştırılmış olur. Elde edilen karışım enjeksiyon yöntemi ile tedavi edilecek olan alana uygulanır.

Bu özel plazmada yoğun olarak bulunan trombositler dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda bu dokuya toplanarak bir onarım süreci başlatır ve yaraların iyileşmesini sağlar. Trombositlerin bu faydası tespit edildiğinden beri tıp alanında pek çok şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle hasarlı dokuların normale dönmesini sağlamak için kullanılmış ve çok başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Kısaca PRP (Platelet Rich Plasma), kişinin kendi kanından elde edilen platelet yani diğer bir adıyla trombosit hücreleri yönünden zengin kana verilen isimdir.

PRP tedavisi birçok ortopedik tedavide tercih edilmektedir. Başarı oranı yüksek olan PRP tedavisi ile uzun vadede kalıcı sonuçlar elde edilir. PRP, zarar gören dokularda yeniden yapılanmayı sağlayan hücreleri uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırır. Özellikle diz kireçlenmelerinde görülen kıkırdak zedelenmeleri ve aşınmaları üzerine güçlü iyileştirici etkisi bırakmaktadır.

Tenisçi dirseği rahatsızlığında PRP uygulamaları ile %79-93 oranında başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu oran sayesinde kortizon tedavisinden elde edilen sonuçlara göre daha verimli bir grafik elde edilir hem de hasta kortizonun yan etkisine maruz kalmamış olur. Tenisçi dirseğine benzer şekilde aşil tendon hastalıklarında, kronik patellar tendon yaralanmalarında PRP tedavisi ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Sporcularda sıklıkla karşımıza çıkan iç yan bağ yaralanmaları sonrası hızlı bir şekilde PRP tedavisi sağlanarak sporcunun en kısa sürede spora dönmesi sağlanmaktadır bunun yanında yine sporcularda görülen kas çekmeleri veya kas içi kanamalarda PRP enjeksiyonları ile daha hızlı spora dönüş bildirilmiştir.

Özellikle diz eklemindeki kireçlenmenin erken evrelerinde PRP enjeksiyonu ile yapılan tedavilerde 6 ay gibi bir süre içerisinde hastaların ağrılarında azalma ve fonksiyonlarında düzelme olduğu bildirilmiştir. Ancak PRP tedavisi hastalığın daha önce oluşturmuş olan aşınma ve yıpranmayı geri döndüremese bile kireçlenmeye bağlı şikayetleri en aza indirmektedir.

Genç hastalardaki kıkırdak yaralanmalarının tedavisi hala daha dikkat isteyen önemli bir problemdir. Günümüzde hasarlı eklem kıkırdağını orijinal mimari yapısı ve biyolojik özellikleri ile yeniden oluşturmak tam anlamıyla mümkün değildir. Ancak birçok tedavi yöntemi ile tamir edilmeye çalışılan dokunun kalitesini artırmak için yan tedavi olarak PRP uygulamaları da tercih edilebilmektedir. Bu sayede hücrelerin gelişmesi ve kıkırdağa dönüşmesi için uygun ortamı sağlandıktan sonra PRP veya kemik iliği konsantresi uygulamaları ile, daha yüksek kalitede bir onarım dokusu elde edilebileceği kanıtlanmıştır.  Bunun yanında kişilerde yaşlanmayla birlikte eklemlerde oluşan deformasyon, kıkırdak yapısında incelme, kemik yapısındaki deformasyonlar kişilerin hareketlerinde çeşitli kısıtlamalara neden olabilmektedir. Diz ağrıları, erken dönemde kolay bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Dizdeki problemlerin ilerlemesi durumunda kireçlenme artabilmekte, menisküs yırtığı oluşabilmekte, dizilim bozulmalarının da eklenmesiyle tedavi güçleşmekte ve diz protezi cerrahisi gerekebilmektedir ancak RPR tedavisi ile diz eklemindeki hastalıkların seyrinin yavaşlatılması sağlanabilmektedir.

PRP tedavisi uzun soluklu bir tedavi yöntemidir ve hastaya uygulanacak seans sayıları değişiklik gösterebilir. PRP tedavisi sırasında hasta rahatsızlıklarının vermiş ağrılardan başka ekstra bir ağrı hissi duymaz. Kişinin kendi kanından alınarak üretilen PRP yönteminde, kanın kendisinden başka bir madde yer almadığı için yan etki görülmez.