Menisküs

Menisküs dokusu diz eklemi içinde yer alan kıkırdak dokudan oluşmuş bir yapıdır. Kemikler arasında yastık görevi gören ve eklemin bütünlüğünü koruyan esnek bir yapıdır. Menisküs, dizde, üstte ve altta yer alan iki ana bacak kemiğinin birleştiği yerde bulunmaktadır ve bu iki kemiğin sürtünmesini engellemekte önemli rol oynamaktadır. Bu dokunun şekli de yukarı dönük hilal ayı biçimindedir. Dizdeki hareketleri kontrol eden menisküsler, bacağın üstündeki ve altındaki iki kemiğin hareket esnasında birbiriyle sürtünerek aşınmasını önler. Doku oldukça incedir ve yaklaşık 3.5 cm uzunluğundadır. Menisküsün görevleri; yüklenme esnasında sok emici olmak ve eklem uyumunu artırmak sayılabilir.İç ve dış olmak üzere her dizde 2 adet menisküs mevcuttur. Dizin ağrı, şişme ve kilitlenmesi gibi şikayete neden olan menisküs yırtıkları kıkırdakta aşınmaya ve ileri dönemde kireçlenmeye neden olur.

Menisküs dokusunun yaklaşık % 25-30 lık kısmının kanlanması mevcut iken geri kalan % 70-75 ’lik kısmın kanlanması yoktur ve difüzyonla beslenir. Bu nedenle en dış kısım kırmızı- kırmızı zone ile adlandırılırken en iç kısım beyaz beyaz zone olarak adlandırılır. Kırmızı-kırmızı zone yırtıklarında menisküs dikilerek tedavi edilebilmektedir. Ancak beyaz-beyaz zone yırtıklarının dikilerek iyileşmesi mümkün değildir.

Menisküs yırtığı genç insanlarda daha sık dize gelen darbeler ve spor yaralanmalarına bağlı olabilir. Futbol gibi karşılıklı temas sporlarında dizin dönmesi,ani hareketlerde meydana gelen katlanma, tek diz üzerine yük alınması sonrasında menisküsler yırtılabilir. Sporcularda bu yaralanmalara ön çapraz bağ(ÖÇB) yaralanmaları da eşlik edebilir. İleri yaş grubunda ise menisküsler herhangi bir travma olmaksızın dizde gelişen dejenerasyon ve kıkırdak hasarına bağlı olarak yırtılabilirler.
Hastalarda ortaya çıkan en sık şikayetler ise dizde ağrı, şişme,takılma ve kilitlenmedir. Menisküs yırtığı tanısında hekim menisküse ait özel testler yardımıyla menisküs yaralanması hakkında bilgi elde edebilir. Fizik muayenesi sonrasında eğer menisküs sorunu düşünülürse MRI tetkiki ile menisküs incelmesi yapılması gereklidir. MRI’ın menisküs yaralanması tespitinde oldukça yüksek hasssaiyeti vardır ancak düşük oranda yanılmalar olabileceği akılda tutulmalıdır.

Menisküs yırtığı tedavi yöntemleri nelerdir?
Konservatif tedavi:
Yaşlı hasta grubunda sık görülen dejeneratif menisküs yırtıklarında medikal tedavi(Antienflamatuvar) ve rehabilitasyon uygulanabilir.

Kısmı menisektomi:
Dikilmeye uygun olmayan ve konservatif tedaviye rağmen şikayetleri düzelmeyen hastalarda menisküs dokusunun kısmi olarak temizlenmesi önerilebilir. Menisküs yırtıklarının tedavisinde artroskopik yani kapalı yöntemle tedavi edilmektedir. Dizin içine özel aletler ile girilerek yırtık menisküs dokusu temizlenebilmektedir. Bazı menisküs yırtıkları ise dikilebilmektedir. Özellikle genç semptomatik hastalarda 40 yaş altı, dizilim bozukluğu olmayan, kıkırdak aşınması olmayan ve bir bölge menisküs yırtıklarında artroskopik kısmı menisektomi sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Hastaların % 80-85 oranında tatmin edici sonuçlar alınmaktadır. Atroskopi sayesinde hastalarımız hastanede kısa süre yatmakta ve günlük hayatlarına dönüşleri çabuklaşmaktadır.

Menisküs tamiri:
Genç, aktif yaşam süren kişilerde menisküs yırtıklarının dikilmesi ilk tercih olmalıdır. Ancak menisküs tamirinin her hastaya uygulanması mümkün değildir. Özellikle periferde yer alan kırmızı-kırmızı zondaki uzunlamasına yırtıklarda dikiş sonuçları yüz güldürcüdür. % 75-89 oranında başarılı sonuçlar bildirilmiştir. Menisküs dikişleri artroskopik yöntemle konulmaktadır. Menisküs dokusu korunduğu için gelecekte ortaya çıkabilecek kıkırdak sorunları önlenebilmektedir.

Menisküs nakli:
Genç ve dizdeki menisküsün tamamen alındığı vakalarda uygulanmaktadır.Ancak kıkırdak aşınması olan, aks sorunları olan ve romatolojik hastalıklarda önerilmemektedir.

Ön Çapraz Bağ (ÖÇB):
Diz eklemimizin ana stabilizatörlerinden biridir. Görevlerinin başında, dizin ön-arka ve rotasyonel planlarda stabilitesini sağlamak gelir. Yani, ÖÇB dizimizin belli hareket planında hareket etmesini, kaymamasını, stabil kalmasını sağlayan yapılardandır.

ÖÇB Nasıl Yaralanır ?
Çoğu kişiye ilginç gelebilecek olsa da, ÖÇB yaralanmalarının yaklaşık %80’i non-kontakt yani temassız travmalarla olur. Özellikle ayağın yere sabit basarken, vücutla beraber dizin bir yöne dönmesi en çok rastladığımız yaralanma şeklidir. Halı sahada futbol oynarken, şut çeken bacağın değil, yerde dengeyi sağlayan bacak üzerinde vücudun dönmesi örnek olarak verilebilir. Bunun dışında dize gelen direk darbeler, yüksekten düşmeler , trafik kazaları gibi nedenlerle ön çapraz bağ yaralanabilmekle birlikte daha nadirdir. Bu gibi durumlara sıklıkla diğer yapıların yaralanması da eşlik eder. Kadın sporcularda anatomik ve biyomekanik özelliklerden dolayı ön çapraz bağ yaralanmaları daha sıktır.

ÖÇB Neden Yaralanır?
En sık nedenler kullanılan spor malzemesinin uyumsuzluğu (ayakkabı vs.); saha ve zemin şartlarının riskli olması (ayakkabıyı tutan zeminler bizi daha çok korkutur); kişinin yapılan aktiviteye göre yetersiz adale gücünün olması; propriosepsiyon dediğimiz denge-koordinasyon zayıf olması; kişinin anatomik olarak ÖÇB yaralanmasına yatkın olabilmesi sayılabilir.

Yaralanma sonrası ne yapılmalı ?
Dizde tarif edilen bir travma olduğu anda, mutlaka yapılan aktiviteye (spor, yürüme vs.) son verilmelidir. Ön çapraz bağ yaralanması düşünüldüğünde spor derhal bırakılmalı, üzerine basmadan sahadan uzaklaşılmalı, elastik bandaj ve buz kompresi yapılmalı ve bir an önce tanı konulması için ortopediste başvurmalıdır.Tanı ancak gerekli muayene yapılıp, altın standart olan MR görüntülemesi yapıldıktan sonra konulabilir.

Ön Çapraz Bağ Yaralanmasında Tanı Nasıl Konur?
Ön çapraz bağ yaralanmasında hastanın anlatacağı yaralanma şekli ve mekanizmasının dikkatli şekilde dinlenmesi ve ayrıntılı bir şekilde yapılan iyi bir fizik muayene ile tanı çok büyük oranda konulur. Bazı durumlarda travmadan hemen sonra diz oldukça şiş ve ağrılı olduğundan hastalar yeterli bir fizik muayeneye izin vermeyebilir bu durumda travmadan 10-15 gün sonra hastanın yeniden değerlendirilmesi ve muayenenin tekrarı gerekir. Diz travmasının önemli boyutta olduğu tüm hastalarda öncelikle röntgen çekilerek kemik yapı değerlendirilmelidir. Ön çapraz bağ yırtığı röntgende görülmez. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ön çapraz bağ yırtıklarının tanısında önemli yer tutar.

Her ÖÇB yaralanması ameliyat edilmeli midir ?
Sporcularda, gençlerde ve aktif kişilerde ön çapraz bağ yaralanmasının tedavisi cerrahidir. Genellikle hastanın yaşı ne kadar genç ise cerrahi tedavi seçeneği daha yüksektir. ÖÇB’ı yırtık olan bir kişinin dizi çoğunlukla orijinali gibi olmayacağından, anormal bir hareket ve rotasyon olacağından, ileri yaralanmalara (menisküs, kıkırdak vs) açık olacaktır. Aktif, hareketli, spor yapan biriyseniz cerrahi tedaviyi ilk yaralanma olduğunda tercihe etmeniz ve dizinizin daha normale yakın olmasını sağlamanız en doğru yoldur.

Ameliyat nasıl yapılıyor?
Ön çapraz bağ cerrahisi artroskopik yani diz eklemini açmadan yapılan bir ameliyattır. Kopan bağ yerine dizin çevresinden alınan ve greft adını verdiğimiz tendonlar konulmaktadır. Bu tendonlar, dizin içine femur ve tibiadan açılan kemik tünellerden yerleştirilerek, askı şeklinde femura bir titanyum implant ile tutturulurken, tibiada ise eriyen bir vida ve yine metalden bir U stapler ile tespit edilmektedir. Bu tespitler hastanın ameliyatının ertesi gününde yük verebilmesini ve dizini kıvırabilmesini sağlarken, konulan tendonların kemiğe kaynamasına kadar olan 8-10 haftalık sürede, sabit olarak yerinde kalmasını sağlarlar. Ameliyatın süresi yaklaşık 45 dakikadır ve bu sırada diz içinde başka yaralanmalar varsa onlara da müdahale edilir.

Ameliyat sonrası ne zaman yürüyebilirim ?
Ön çapraz bağ ameliyatı sonrası genellikle ertesi gün hasta taburcu edilir. Koltuk değneklei ile yürümeye izin verilir. Eğer ilave bir sorun yoksa üzerine tam basılmasında sakınca yoktur. Diz hareketlerine hemen başlanır. Ameliyat sonrası 3. haftada diz hareket açıklığının tama yakın olması hedeflenir. Greftin kemik tünellere tutunması yaklaşık 6-8 haftadır ancak tam olgunlaşması 1 seneyi bulur. Ancak hastalar 1,5 ayda normal yürümeye başlar , 4-6 ayda spora dönüş mümkün olur.