Düşük Ayak Sendromu Nedir?

Düşük Ayak Sendromu Nedir?

Ayaklarda kas veya sinir hasarına bağlı olarak dorsifleksiyon ve eversiyon kaybı düşük ayak sendromu olarak adlandırılmaktadır. Günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyen bir rahatsızlık olan düşük ayak sendromunda ayağın bilekten yukarıya doğru hareket ettirilememesi hastaların yürürken zorlanmasına neden olmaktadır. Düşük ayak sendromu olan kişiler, ayaklarını yukarıya doğru kaldırılamadıkları için ayaklarını sürüyerek yürür. Bu durum kişiyi ayakkabı seçimine kadar etkilemektedir. Merdiven çıkmak ya da yokuş inip çıkmak hastalar için oldukça zor bir iş haline gelmekte, yürürken sürekli ayakları yere takılmaktadır.

Düşük Ayak Sendromu Belirtileri Nelerdir? Nasıl Teşhis Edilir?

Düşük ayak sendromunda ayaklar yerden kaldırılamaz, bu sendroma sahip olan kişiler ayaklarını ve parmaklarını sürüyerek yürür. Bu durum ayakta şekil bozukluğu, bacak kısalığı, bütün ağırlığın sağlıklı ayağa verilmesinden kaynaklanan topuk ağrıları, diz-kalça problemleri gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.

Düşük ayak sendromu tanısı, doktorun hastanın yürüyüşünü gözlemlemesi ve uygulayacağı bir takım fiziksel ve nörolojik testler sonucu konmaktadır. Fiziksel muayene bu sendromun teşhisi için büyük bir önem taşır. Muayenede düşük ayak sendromunun sebepleri araştırılır, eğer kırık, diz hasarı, bel fıtığı, omurilik zedelenmesi gibi şüpheler varsa MR ya da tomografi gibi görüntüleme teknikleri kullanılır. Düşük ayak sendromu teşhisinde sinir ve kasların incelemesi için elektromiyografi (EMG) de kullanılmaktadır.

Düşük Ayak Sendromunun Nedenleri

Düşük ayak sendromunun temel nedenleri peroneal sinir hasarı, kas ve iskelet sistemi bozuklukları, beyin ve spinal kord rahatsızlıklarıdır. Muayene sırasında doktor hastaya ayrıntılı bir değerlendirme yapar. Hastanın önceden geçirmiş olduğu cerrahi operasyonlar, özellikle bel fıtığı gibi rahatsızlıklar düşük ayak sendromu için tetikleyici sebep olabilir. Tedavi edilmeyen, özellikle L4-L5 arasında meydana gelen fıtıklaşalar sinir kökünde basıya yol açarak düşük ayak sendromuna neden olabilir. Bu durum direkt olarak peroneal siniri etkiler ve düşük ayak sendromunun en yaygın sebeplerinin başında gelir.

Tedavi Yöntemleri

Düşük ayak sendromunun tedavisi hastalığın nedenine göre planlanır. Bel fıtığına bağlı olarak ortaya çıkan düşük ayak sendromu için ilk 48 saat kritik önem taşır. Ani gelişen düşük ayak sendromunda şiddetli ağrıya, idrar kaçırma ve ayakta kuvvet kaybı da eşlik edebilir. Bu durumda vakit kaybedilmeden cerrahi müdahaleye başvurulmalıdır.

Zamanında tedavi edilmeyen düşük ayak sendromu ilerlemişse geri dönüş zordur. Hastalar için adım atmak bile zorlaşır, ayaklarını kaldıramadıkları için kalçalarından güç alarak bacaklarını öne doğru atarak yürümeye çalışırlar. Bu durum kalçaya ve dizlere fazla yüklenilmesinden dolayı bu eklemlerde de şiddetli ağrıya neden olabilir. Bu sendrom uygun yöntemlerle tedavi edilmezse, kişinin hayatını önemli ölçüde güçleştiren bir sorun haline gelir, hastalar hareket etmekten dahi kaçınmaya başlayabilir.

Düşük ayak sendromunda cerrahi ve cerrahi olmayan tedaviler olmak üzere iki çeşit tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Cerrahi tedavi ameliyat, cerrahi olmayan tedaviler ise fizik tedavi, atel ve splintler, ilaç tedavisi ve sinir terapisidir.

Düşük ayak tedavisinde ilk olarak cerrahi olmayan tedavi yöntemleri denenir. Hastalara genelde fizik tedavi ile uygun germe ve kuvvetlendirme egzersizleri verilir. Tedavide en çok kullanılan yöntemlerin başında atel ve splintler kullanımı gelmektedir. Atel tedavisi ilerlemiş düşük ayak sendromunu iyileştirmez, fakat gelecekte eklemde oluşabilecek hasarları engeller.  Atel ve splintler, ayağı normal pozisyonda tuttuğu için düşük ayak sendromunda hastalar için en büyük sıkıntı olan yürüyüşü düzeltmektedir. Ayak ve ayak bileği ortezleri de düşük ayak tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Eğer bu tedavilerden istenen sonuç alınamazsa, doktorlar ameliyat seçeneğine yönelmek ve sorunu kökten çözmektedir.