Diz Hastalıkları Ve Tedavileri

Diz Hastalıkları ve Tedavileri

Diz Hastalıkları 

Diz anatomisi kısa bilgilendirme
Diz, uyluk kemiği (femur) ile kaval kemiği (tibia) arasında yer alan bir eklemdir.  Eklem içindeki tüm kemik yüzeyler eklem kıkırdağı ile örtülmüştür. Diz kemiklerinin birbirine temas ettiği alanlar kıkırdakla kaplıdır. Kıkırdak yüzeyler, menisküs adı verilen iki esnek olan kıkırdak yapıyla korunmaktadır ve desteklenmektedir. Diz ekleminin stabilitesinde Ön-Arka Çapraz bağ ile birlikte İç-Dış yan bağlar rol oynamaktadır.

En sık görülen diz hastalıkları hangileridir?
En sık görülen diz hastalıkları  menisküs ve ön-arka çapraz bağ yaralanmaları ve kıkırdak hastalıklarıdır. Spor travmasına bağlı menisküs yırtıkları, çapraz bağ kopmaları ve kıkırdak hasarları sık görülmektedir. Orta yaş grubu hastalarımızda ise özellikle dizlerde görülen eğriliklere bağlı kıkırdak aşınması ve  menisküs yırtıkları karşımıza çıkmaktadır. Özellikle 50-60 yaş üzeri hastalarımızda eklem kireçlenmesi olarak bilinen diz eklemi kıkırdak dokunun tamamen aşınması görülebilmektedir.

Diz hastalıklarında tedavisinde hangi seçenekler mevcuttur?
Diz hastalıkları tedavi planlamasına hastanın şikayeti, muayene bulguları ve radyolojik incelemeleri değerlendirilerek karar verilmektedir. Şikayete yol açmayan küçük menisküs yırtıklarında ve kısmi çapraz bağ yaralanmalarında cerrahi olmayan tedaviler ve rehabilitasyon uygulanabilmektedir. Erken dönem kıkırdak bozulmalarında eklem içine uygulanan PRP ve Kök hücre tedavileri oldukça yaygın kullanılmaktadır. İleri derecede eklem kireçlenmesi olan hastalarımızda eklem içi iğneler(Hyaluronik asit) kısa vadeli ağrı azalması için yapılabilmektedir.

Menisküs yırtıklarının cerrahi tedavisinde artroskopik(kapalı) girişimle menisküs tamir edilmesi, tamir edilemeyecek durumda olanların alınması ve menisküs nakilleri uygulanabilmektedir.Ön çapraz bağ kopmalarında vücüdun kendinden alınan tendonlar ile kapalı cerrahi girişimle çapraz bağ yenileme yapılabilmektedir. Ayrıca yaygın olmayan kıkırdak hasarlarında kapalı yöntemle kıkırdak yapımını uyaran(mikrokırık, nanokırık) teknikler, kıkırdak nakilleri, kök hücre ve kıkırdak matriksler kullanılmaktadır. İleri evre kireçlenmelerde dizilim düzeltme ameliyatı, kısmı veya tam diz protezi uygulanabilir.

Artroskopik Diz Ameliyatı 

Diz artroskopisinin fark yaratan özellikleri nelerdir?
Diz artroskopisi özel cihazlar kullanılarak eklemlerin içinin görüntülenmesidir. Bu yöntemle eklem içi muayene edilir ve  eklem içinde meydana gelen yaralanmaların tanı ve tedavisini yapılmaktadır. Ayrıca artroskopi eklemin açık yöntemle görülmesi zor olan noktalara da ulaşılmasını sağlar.

Diz artroskopisi nasıl yapılmaktadır?
Genel yada spinal anestezi ile yapılabilmektedir. Artroskopide  küçük cihazlar kullanıldığı için yaklaşık yarım santimetrelik cilt kesileri yeterli olmaktadır. Küçük kesiler olması nedeniyle kapalı diz ameliyatı olarak bilinmektedir. Açık cerrahiye göre artroskopi sonrası iyileşme süreci daha hızlı olmakta ve ağrı miktarında belirgin azalma görülmektedir. Ayrıca hastalarda yara izi kalmamakta ve açık cerrahiye göre daha az komplikasyonlar görülmektedir.

Diz artroskopisi hangi diz hastalıklarında kullanılmaktadır?
Diz ekleminde artroskopik kapalı yöntem; menisküs yırtıklarında, ön çapraz bağ-arka çapraz bağ yaralanmalarında, kıkırdak yaralanmalarında ve tibia plato kırıklarının tedavisinde  kullanılmaktadır.

Artroskopi sonrası iyileşme nasıl olmalıdır?
Artroskopik işlemlerin çoğu günübirlikdir. Genellikle hastalar sabah yapılan  artroskopik cerrahi işlem sonrasında akşam saatlerinde taburcu edilmektedir. Hastaların ağrıları oldukça az olmaktadır, Artroskopik olarak yapılan Menisküs tamir, Ön çapraz bağ tamirinde ve kıkırdak hasar düzeltme ameliyatlarında hastanın hastanede 1 gün yatması gerebilir.

Hastalar ameliyat sonrasında anestezi etkisi ortadan kalktıktan sonra aynı gün içinde ayağa kaldırılmaktadır. Yapılan artroskopik işleme göre ameliyat olan bacağa hasta tam yük vererek yürütülmektedir.  Menisküs tamiri, menisküs nakli veya kıkırdak hasar cerrahisinde (mikrokırık, nanokırık, kıkırdak nakli vb) ise hasta ameliyat olan bacağa yük vermeden 1 gün sonra yürütülmektedir.

Menisküs Ameliyatı

Menisküs dokusunun özellikleri nelerdir?
Menisküs dokusu diz eklemi içinde yer alan kıkırdak dokudan oluşmuş bir yapıdır. Kemikler arasında yastık görevi gören ve eklemin bütünlüğünü koruyan esnek bir yapıdır. Bu dokunun şekli de yukarı dönük hilal ayı biçimindedir. Dizdeki hareketleri kontrol eden menisküsler, bacağın üstündeki ve altındaki iki kemiğin hareket esnasında birbiriyle sürtünerek aşınmasını önler. Doku oldukça incedir ve yaklaşık 3.5 cm uzunluğundadır. Menisküsün görevleri; yüklenme esnasında sok emici olmak ve  eklem uyumunu artırmak sayılabilir.İç ve dış olmak üzere her dizde 2 adet menisküs mevcuttur.

Menisküs dokusunun yaklaşık % 25-30 lık kısmının kanlanması mevcut iken geri kalan % 70-75 ’lik kısmın kanlanması yoktur ve eklem sıvısı ile beslenir. Bu nedenle en dış kısım kırmızı- kırmızı zone ile adlandırılırken en iç kısım beyaz beyaz bölge olarak adlandırılır. Kırmızı-kırmızı ve kırmızı-beyaz bölge yırtıklarında menisküs dikilerek tedavi edilebilmektedir. Ancak beyaz-beyaz zone yırtıklarının dikilerek iyileşmesi mümkün değildir.

Menisküs dokusu nasıl yırtılır?
Menisküs yırtıkları kemikler arasında olan dokunun bütünlüğünün bozulması olarak tanımlanabilir. Menisküs yırtığı genç insanlarda daha sık dize gelen darbeler ve spor yaralanmalarına bağlı olabilir. Futbol gibi karşılıklı temas sporlarında dizin dönmesi,ani hareketlerde meydana gelen katlanma, tek diz üzerine yük alınması sonrasında menisküsler yırtılabilir. Sporcularda bu yaralanmalara ön çapraz bağ(ÖÇB) yaralanmaları da eşlik edebilir. İleri yaş grubunda ise menisküsler herhangi bir travma olmaksızın dizde gelişen dejenerasyon ve kıkırdak hasarına bağlı olarak yırtılabilirler.

Menisküs yırtık şikayetleri nelerdir?
Menisküs yırtıklarına bağlı sık görülen şikayetler arasında dizde ağrı, şişme ve kilitlenme sayılabilir.
Ayrıca aşağıdaki belirtiler de sıklıkla  görülebilmektedir.

  • Eklemin hareket açıklığında azalma
  • Diz içinde sıvı birikmesi
  • Takılma
  • Dizi kıvırmada zorluk ve ağrı
  • Diz üzerine basmakta zorluk

Menisküs yırtık tanısı nasıl konmaktadır?
Menisküs yırtık tanısı; hekim tarafından yapılan özel testler yardımıyla ve magnetik rezonans(MR) tetkiki ile konulabilmektedir.  MRI’ın menisküs yaralanması tespitinde oldukça yüksek hassasiyeti vardır ancak düşük oranda yanılmalar olabileceği akılda tutulmalıdır.

Menisküs yırtık tedavi yöntemleri nelerdir?
Menisküs yırtığı tedavi yöntemleri arasında konservatif, menisküsün yırtık kısmının temizlenmesi(Kısmi menisektomi), menisküs tamiri ve menisküs nakli uygulanabilmektedir.

Konservatif tedavi hangi hastalar için uygundur?
Konservatif yani ameliyatsız tedavi yaşlı hasta grubunda sık görülen dejeneratif menisküs yırtıklarında ağrıyı azaltmak amacıyla  medikal tedavi( Antienflamatuvar)  ve rehabilitasyon uygulanabilmektedir.

Kısmı menisektomi hangi hastalar uygundur?
Dikilmeye uygun olmayan ve konservatif tedaviye rağmen şikayetleri düzelmeyen hastalarda menisküs dokusunun kısmi olarak  temizlenmesi önerilebilir.  Menisküs yırtıklarının tedavisinde artroskopik  yani kapalı yöntemle tedavi edilmektedir. Dizin içine özel aletler ile girilerek yırtık menisküs dokusu temizlenebilmektedir.  Özellikle genç semptomatik hastalarda 40 yaş altı, dizilim bozukluğu olmayan, kıkırdak aşınması olmayan ve beyaz-beyaz bölge yani iyileşme beklemeyen menisküs yırtıklarında artroskopik kısmı menisektomi sonuçları yüz güldürücüdür. Hastaların % 80-85 oranında tatmin edici sonuçlar alınmaktadır. Atroskopi sayesinde hastalarımız hastanede kısa süre yatmakta ve günlük hayatlarına dönüşleri çabuklaşmaktadır. Ameliyat saatine göre aynı gün yada ertesi gün ayağa kaldırılmakta ve yürütülmektedir.

Menisküs tamiri hangi hastalar için uygundur?
Genç, aktif yaşam süren kişilerde menisküs yırtıklarının dikilmesi ilk tercih olmalıdır. Ancak menisküs tamirinin her hastaya uygulanması mümkün değildir. Özellikle periferde yer alan kırmızı-kırmızı, kırmızı-beyaz bölgedeki yırtıklarda dikiş sonuçları yüz güldürcüdür. % 75-89 oranında başarılı sonuçlar bildirilmiştir. Özel dikişler kapalı yani artroskopik yöntemle yırtığın boyutuna göre farklı sayıda yapılabilmektedir. Menisküs dokusu korunduğu için gelecekte ortaya çıkabilecek kıkırdak sorunları önlenebilmektedir. Tamir sonrası hastalar bir gün sonra ayağa kaldırılmaktadır. Yırtık şekli ve dikiş sayısına göre dizlik kulanılabilmektedir.

Menisküs nakli hangi hastalara yapılmaktadır?
Genelikle daha önce kısmi yada tüm menisküsü alınan hastalarda, kişiye uygun olan kadavralardan alınan menisküsler nakil edilmektedir. Menisküs nakli için yaygın kıkırdak hasarı ve dizilim bozukluğu olmayan hastalara uygulanması sonuçlarda başarıyı artırmaktadır. Menisküs nakli kapalı yöntemle yapılabilmektedir. Hastalar ameliyat sonrası dizlik kullanmakta ve bir gün sonra ayağa kaldırılarak yürütülmektedir.

Ön Çapraz Bağ (ÖÇB) 

Ön çapraz bağ görevleri nelerdir?
Diz eklemimizin ana stabilizatörlerinden biridir. Görevlerinin başında, dizin ön-arka ve rotasyonel planlarda stabilitesini sağlamak gelir. Yani ÖÇB dizimizin belli hareket planında hareket etmesini, kaymamasını, stabil kalmasını sağlayan yapılardandır.Bu eşekilde kıkırdak ve menisküs dokuların korunmasını sağlamaktadır.

ÖÇB nasıl yaralanmaktadır?
ÖÇB yaralanmalarının yaklaşık %80’i non-kontakt yani temassız travmalarla olur. Özellikle ayağın yere sabit basarken, vücutla beraber dizin bir yöne dönmesi en çok rastladığımız yaralanma şeklidir. Halı sahada futbol oynarken, şut çeken bacağın değil, yerde dengeyi sağlayan bacak üzerinde vücudun dönmesi örnek olarak verilebilir. Bu gibi durumlara sıklıkla diğer yapıların yaralanması da eşlik eder. Kadın sporcularda anatomik ve biyomekanik özelliklerden dolayı ön çapraz bağ yaralanmaları daha sıktır. 

ÖÇB yaralanma şikayetleri nelerdir?
ÖÇB yaralanması sonrasında kişi dizinin dönmesi sonucu büyük bir ağrı ile beraber çok net olarak bir kopma sesi duyduğunu, adeta dizinin kendisine ait değilmiş gibi çıkıp girdiğini söyler. Hastanın dizi çok ağrı yapacak şekilde şişer ve dizini kıvıramamaya, zorlukla yürüyecek hale gelebilir. Daha az olarak ise, özellikle kısmi yaralanmalarda, dizde darbe ile bir ağrı oluşur, hasta sanki dizi girip çıkmış gibi hisseder, fakat dizi fazla şişmeyebilir.Hekimin muayenesi ve  Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile ön çapraz bağ yırtıklarının tanısı konmaktadır.

ÖÇB cerrahisi nasıl yapılmaktadır?
Ön çapraz bağ cerrahisi artroskopik yani diz eklemini açmadan yapılan bir ameliyattır. Kopan bağ yerine dizin çevresinden alınan ve greft adını verdiğimiz tendonlar konulmaktadır. Bu tendonlar, dizin içine femur ve tibiadan açılan kemik tünellerden yerleştirilerek, askı şeklinde femura bir titanyum implant ile tutturulurken, tibiada ise eriyen bir vida ve yine metalden bir U stapler ile tespit edilmektedir. Bu tespitler hastanın ameliyatının ertesi gününde yük verebilmesini ve dizini kıvırabilmesini sağlarken, konulan tendonların kemiğe kaynamasına kadar olan 8-10 haftalık sürede, sabit olarak yerinde kalmasını sağlarlar.

ÖÇB ameliyat sonrası süreç nasıl olmaktadır?
Ön çapraz bağ ameliyatı sonrası genellikle ertesi gün hasta taburcu edilir. Koltuk değnekleri ile yürümeye izin verilir. Eğer ilave bir sorun yoksa üzerine tam basılmasında sakınca yoktur. Diz hareketlerine hemen başlanır. Ameliyat sonrası 3. haftada diz hareket açıklığının tama yakın olması hedeflenir. Greftin kemik tünellere tutunması yaklaşık 6-8 haftadır ancak tam olgunlaşması 1 seneyi bulur. Ancak hastalar 1,5 ayda normal yürümeye başlar , 4-6 ayda spora dönüş mümkün olur.

Diz Kıkırdak Aşınması ve Kireçlenmesi 

Diz eklemi kıkırdak dokusunun özellikleri nelerdir?
Eklem kıkırdağı, kemik uçlarını örten dokudur, eklemi oluşturan yüzeylerin düzgün, kayıcı yapısını sağlayarak, eklem yüzeylerinin birbiri üzerinden rahat hareket etmesini sağlarlar. Eklem kıkırdağının en önemli sorunu bir damarsal yapı olmaması nedeniyle beslenmenin olmaması ve sadece eklem sıvısı yardımı ile beslenmesidir. Eklem kıkırdağı hiyalen kıkırdak dediğimiz kıkırdak tipinden oluşur. Eklem kıkırdağı, hasar gördüğünde kendini yenileme özelliği yoktur. Bir hasar durumunda hiyalen kıkırdak yerine fibrokartilaj dediğimiz tipte farklı kıkırdak oluşmakla beraber bu tip kıkırdak hiyalen kıkırdak özelliklerinde değildir.

Diz kıkırdak aşınması nasıl oluşmaktadır?
Diz kıkırdak aşınması ve kireçlenmesi; eklem kıkırdağının kısmen veya  tamamen aşınarak ortadan kalkması olarak tanımlanabilir. İlk olarak kıkırdak dokudaki su artışı görülür ardında ise kıkırdak dokunun yapısında bozulma ile devam eder. Aşınma kıkırdaktan başlar, kıkırdak altındaki kemiği, eklem kapsülünü ve eklem çevresindeki bağları etkilemeye başladığında kireçlenmeden bahsetmek mümkündür. Hatta ağrıdan dolayı kullanılamayan kaslarda incelmeler ve sertleşmeler olur.

Diz kıkırdak aşınmasında rol oynayan faktörler nelerdir?
Kıkırdak doku aşınma oluşumunda bir çok faktör rol oynamaktadır. Yaş, kilo, diz eklemini kullanma şekli, ailesel faktörler bunlar arasında sayılabilir. Yaş ilerlemesi ile birlikte kıkırdak dokularda yapısal bozukluklar görülmesi beklenmektedir. Ayrıca kişinin önceki, kuşak ailesinde (anne- baba gibi) kıkırdak aşınması olması genetik benzerlik nedeniyle kireçlenme riskini artırmaktadır.

Diz kıkırdak aşınması ve kireçlenmede hangi şikayetler görülür?
Hastalarda kıkırdak aşınması ve kireçlenmeye bağlı yürüme zorluğu, ağrı ve dizde hareket kısıtlılığı sık görülmektedir. İlerleyen evrelerde hastalar sıklıkla ağrı kesici kullanmak zorunda kalkmaktadırlar. Diz kıkırdak aşınması ilerledikçe bacaklarda eğilmeler, merdiven inme-çıkmada zorluk ve sık sık düşme gibi şikayetlerde görülebilir. Hastaların çekilen filmlerinde kıkırdak aşınması artıkça mekikler arası mesafe azalmakta ve ileri evde ise kemikler birbiri üzerine binecek kadar yakınlaşmaktadır. Sonuçta aşınmış kıkırdak sonucunda ortaya çıkan kemiğin eklemde diğer tarafa direkt teması ile şikayetler ortaya çıkar.

Kıkırdak aşınması ve kireçlenme tedavi planlaması nasıl olmalıdır?
Kıkırdak aşınmasında tedavi planlaması aşınmasının evresine, hastaların şikayetlerine ve beklentilerine göre şekillenmektedir.Tedavide ayrıca kıkırdak hasarı boyutu, düzeyi ve nedenleri de dikkate alınmaktadır. Özellikle geçiren kırıklar, enfeksiyonlar veya romatizma hastalarına bağlı ortaya çıkan kıkırdak aşınmalarında tedavi farklılık arz edebilmektedir.

Erken evre yüzeyel kıkırdak aşınmalarında hastanın kıkırdak aşınmasını artıracak meniskus yırtığı, diz içi serbest cisim, ön çapraz bağ kopması, bacaklarda eğrilik, diz kapağı dönüklüğü gibi problemler öncelikle tedavi edilmelidir. Ardından hastalara kilo kontrolü, egzersiz ve kıkırdak destekleyici ilaçlar yeterli önerilebilir. Gerekli olduğu durumlarda PRP, Kök hücre veya eklem içi kayganlaştırıcı (hyalunorik asit) diz içine uygulanan iğneler yapılabilir.

Orta yaş ve derin kıkırdak aşınmalarında artroskopik yöntemle kemik dokulara küçük delikler açarak kıkırdak oluşumunu uyarıcı olan mikro yada nanokırık yöntemleri uygulanabilir. Ayrıca daha geniş kıkırdak hasarlarında kıkırdak nakli, kıkırdak hücre nakli yada kadavradan nakiller yapılmaktadır. Ayrıca kilo kontrolü, egzersiz programları ve kıkırdak destekleyici ilaçlar önerilebilir.

40-60 yaş grubu hastalarda eklem kıkırdak aşınması ilerledikçe bacaklarda eğilmeler, şekil bozuklukları ve dizilim kusurları ortaya çıkmaktadır. Şekil bozukluğu daha sık genu varum yani O bacak şeklinde görülmektedir. Şekil bozukluğu kıkırdak aşınmasının çok hızlı ilerlemesine neden olmaktadır. Bu nedenle uygun hastalarda şekil bozukluğu diz altı(Tibia) ve diz üstü(Femur) kemiklerden osteotomi(kemik kesme) yapılarak düzeltilmelidir. Kemik düzeltme sonrasında hem hasta şikayetleri azalmakta, hemde kıkırdak aşınması yavaşlamaktadır.

İleri yaş grubu hastalarımızda tamamen aşınan kıkırdak dokusunun yerine diz protezi uygulanabilir. Diz protez cerrahisinde amaç hastaların ağrısız konforlu yaşam geçirmeleri amaçlanmaktadır.

Diz Protezi Ameliyatı 

Diz kireçlenmesi nasıl oluşur?
Osteoartrit (kireçlenme) ağırlık taşıyan eklemlerin kıkırdak dokunun ilerleyici yozlaşmasıdır. Kıkırdak aşınması ilerleyip, kıkırdak altındaki kemiği, eklem kapsülünü ve eklem çevresindeki bağları etkilediği durumlarda kireçlenmeden söz edilebilir. Hatta ağrıdan dolayı kullanılamayan kaslarda incelmeler ve sertleşmeler olur.

Diz kireçlenmesi erişkin hastalarda en sık diz ağrısı nedenleri arasında yer almaktadır. 100000’de 240 oranında görülür. Eklem kıkırdağını bozarak aşınmasına neden olan diz kireçlenmesi, başka bir hastalığa bağlı olmadan yaşlanma süreci ile beraber görülebileceği gibi çeşitli romatizmal hastalıklar, travma sonrasında ve osteonekroz ile oluşabilir.

Diz kireçlenme şikayetleri nelerdir?
Genellikle ağrı yavaş yavaş başlar ve zamanla artarak devam eder. Eklemde hareket kısıtlılığı, sertlik ve şişme görülebilir. Dizin bükülmesinde ve tam olarak açılmasında hastalar güçlük çeker. Eklem hareket açıklığı azalır. Yürüme, çömelme ve merdiven inip-çıkma ağrıyı en çok artttıran hareketlerdir. Bazen dizde kilitlenme ve ağrıyla birlikte ses veya çıtırtı hissi alınabilir.

Diz protez tedavisi hangi hastalara uygulanmaktadır?
İlerlemiş diz eklem kireçlenmelerinde konservatif tedavi işe yaramadığı takdirde diz protez cerrahi uygulanmaktadır. Diz protezi, tamamen aşınan diz ekleminin sadece bir kısmının veya tamamının özel dizayn edilmiş metal ve plastik yapay yüzey ile değiştirilmesidir. Özel yüzeyler sayesinde ağrıya neden olan kemikler arası temas olmadığı için hastaların yürüme ve ayakta durma esnasındaki ağrıları ortadan kalkmaktadır.

Diz protez çeşitleri nelerdir?
Diz protezleri kısmi (parsiyel, unikondiler) diz protezleri veya total(tam) diz protezleri olarak ikiye ayrılmaktadır.Unikondiler diz protezi ameliyatında ise sadece eklem yüzeyinin medial(iç) veya lateral(dış) kısmı değiştirilmesidir.Total diz protezleri ise eklemin tüm yüzeylerinin değiştirilmesidir. Protez cerrahisinde hasarlı kıkırdak ve kıkırdak altı kemik doku kesilerek yerinden çıkartılmaktadır. Bunun yerine metal alaşım protez adı verilen metalik malzemeler yerleştirilir. Bu malzeme yerleştirilirken malzemenin ucu kadar kemiğin uç kısmını kesmek gerekir.

Diz protez cerrahisi nasıl yapılmaktadır?
Uygun anestezi yapıldıktan sonra, dizin önünden yapılan bir kesi ile diz eklemine ulaşılır. Eklemi oluşturan kemiklerin birbirlerine temas eden yüzlerindeki aşınmış kıkırdak dokusu, ince bir kemik tabakası ile birlikte kesilerek çıkartılır, sonra uygun boyutlarda seçilen protez parçaları, kemik çimentosu (polimetil metakrilat) adı verilen bir dolgu maddesi kullanılarak, hazırlanan kemik yüzeylere tutturulur.

Böylece eklem yüzleri, metal ve plastikten yapılmış parçalarla yeniden kaplanmış olur. Ameliyat 1-1.5 saat arasında sürer. Ameliyat sonrası ağrı kontrolü için sıklıka epidural (belden yerleştirilen) veya damar yoluyla ilaç veren ağrı pompaları kullanılır. Hemen diz hareketlerine başlanır. Aynı gün veya ertesi gün ayağa kalkılır. Oda ve koridor içinde rahat yürüyebilir hale geldiğinizde hastaneden taburcu olabilirsiniz. Bu süre, hastadan hastaya çok farklılık göstermekle birlikte 3 ile 7 gün arasında değişebilir.

Ameliyat Süreci Nasıl Geçiyor?
Tüm protez ameliyatlarına başlanmadan önce hastaların vücudunda herhangi bir enfeksiyon bulunuyor mu diye bakılmalıdır. Hasta eğer kan sulandırıcı ilaç kullanıyor ise ilacın durumuna göre 5 ile 10 gün öncesinde ilaç kesilerek bunun yerine düşük etkili kan sulandırıcı iğnelere başlanır.