Bel Kayması (Spondilolistezis)

Spondilolistezis, Latince ‘Spondylous=omurga’ ve ‘Listhesis=kayma’ kelimelerinin birleşmesinden türetilmiştir. Spondilolistezis omurların alttaki veya üstteki vertebraya göre konumunun öne (anterolistezis) veya arkaya (retrolistezis) kayması şeklinde tanımlanabilir.

Erkeklerde %5-6; kadınlarda %2-3 oranında spondilolistezis ile karşılaşılır. Listezis’in daha sıklıkla bel bölgesinde görülmesinden dolayı ‘bel kayması’ şeklinde adlandırıldığı gözlenmektedir. Bu problem ile ağır kaldırmak zorunda olan, jimnastik ile uğraşan ve futbol oynayan kişilerde sık karşılaşılmaktadır. Çocuklarda 7-10 yaşlarında ortaya çıkabileceği gibi genelde ergenlik ve erişkin dönemlerinde artan fiziksel aktiviteye bağlı olarak ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.

Nedensel ilişkiye göre spondilolistezisi Gelişimsel (developmental spondylolisthesis) ve Edinsel spondilolistezis olarak iki sınıfa ayırmak mümkündür. Gelişimsel spondilolistezis ya doğum esnasında var olan ya da gelişme döneminde ortaya çıkan bel kaymasını tarifler. Bu bel kayması tipinde bulgular çocukluk yaşta ortaya çıkabileceği gibi semptomların ortaya çıkması erişkin döneme de rastlayabilir. Bir de spondilolistezis kayma miktarına göre 5 sınıfa ayrılabilir (evre 1 % 25 kayma miktarı; evre 2 %25-50; evre 3 %50-75; Evre 4 %75-100 ve spondilopitoz denilen kayan omurun tamamen alttaki omur üzerinden düşmesi ).

Spondilolistezis hastalarında büyük oranda bulgu yoktur. Ancak hastalarda özellikle egzersiz sonrası artan bel ağrısı, bel çukurluğunun artması, ağrının bacaklara, uyluğa yansıması ve güçsüzlük, baldır kaslarında gerginlik ve ileri derece omurilik baskısı ve bu rahatsızlıkların var olduğu hastalarda idrar torbası ve dışkılama fonksiyonunda kayıplar şeklinde kendini gösterebilir.

Hastalığın tanısının konulmasında ayrıntılı bir anamnez sonrası fizik muayene ve tetkikler gerekebilir. Birinci basamak görüntüleme olarak lumbosakral yan grafi ve bu grafide kaymanın görülmesi durumunda kaymanın olduğu omurlar arası denge kaybı varlığının araştırılmasında dinamik lumbosakral yan grafilerin çekilmesinde fayda bulunmaktadır. Bu hastalarda etiyolojiyi araştırmada ve bu bölgeye yönelik kemik yapıların incelenmesinde bilgisayarlı tomografi yaralı bir yöntemdir. Hastalarda omurilik ve sinir köklerinin yapısını değerlendirmede de magnetik rezonans inceleme faydalı bilgiler sağlamaktadır.

Tedavi olarak ağrı kesici tedaviler, istirahat, fizyoterapi ve rehabilitasyon, eğitim, gerekli hallerde korse kullanımı önerilebilir. İlerleyen yaşlarda eşlik eden omurilik kanal darlığı varlığında ve bu durum klinik olarak sinir basısı problemlerine yol açıyorsa kanal ve sinir köklerinin çıktığı bölgelerin rahatlatılmasını da içeren cerrahi girişimler planlanabilir. Özellikle çocukluk-ergenlik döneminde bel ağrısı ile kendini gösteren gelişimsel olarak gelişen kaymalarda bölgesel kemik defektlerinin tedavisi amaçlı defektin tamirine yönelik omurgada herhangi bir hareket kısıtlılığına yol açmayan ameliyatlar gerekebilir.